Menekşe Kokulu

Bana bir  söz ver dedi.
Bilirdi sözümü tutacağımı.
Koşulsuz teslim olmuştum ona ne dese yapardım. Söz, ben senin sözünden çıkmam dedim.
Bu son görüşmemiz bir daha görüşmeyeceğiz dedi. Nasıl kurudu boğazım birden, bi kıymık yutar gibi hiç bir şey diyemeden daldım gözlerine.
İlk defa bu kadar yakından görmüştüm mavi hareli gözlerini. O kadar güzel ki iki karış mesafeden bakıyordu gözlerime. Yanaklarını avuçlarıma almak, güneş sarısı saçlarını okşamak istemiştim. Öyle hayrandım ki…

Sonra onu bir daha göremeyecek olmanın ağırlığı çöktü göğüs kafesime birden sanki 100 kiloluk bir taşın altında kalır gibi nefesim daraldı. Oysa ona bir dakika daha bakmak göz hizamda onu görebilmek için gözümü kırpmadan beklerdim.
Daha yeni tanıyordum. Mesela yalan söyleyemediğini öğrendim bugün. Yanakları ala al oluyor elleri titriyor kelimeleri birbirine karıştırıyor. Bi görsen ne kadar tatlı oluyor sanki orta son öğrencisi gibi öyle içten ki tavırları hareketleri.
Hissetmiştim ama böyle bir şey olacağını, tedirgin davranıyordu. Haklı böyle davranmakta lanet olası toplum değerleri kabul etmiyor bizim görüşmelerimizi. Haklı nedenleri var tabi ona kızmıyorum.
Sorma bana nedenlerini burası hikayenin karmaşık akılalmaz sinir olduğum kısmı ben sana onu anlatmak istiyorum…
“Bir daha görüşmeyeceğiz” deyince cevap veremedim boğazım düğümlendi kaldım.
“fotoğrafta istemeyeceksin” dedi. Bir fotoğrafı bile çok görüyor bana.
Kahveyi seviyor orta şekerli aynı ben gibi.
Bir de gülerken gözleri parlıyor. Üstelik benden büyük ayrı bir hayranım bu yönüne. Onun elinde bir çocuk olmak istiyorum. Ne isterse ne derse onu yapmak istiyorum. Öyle bir sıcaklığı var ki dokunmasam bile hissedebiliyorum.
Hiç bu kadar beni yakınına almamıştı. Gülüşü bakışı değdi bugün bana dokunsa donacağım.



Bir nisan sabahı gördüm onu ilk defa, saçma sapan bir haftaya başlamıştım. Kendimce yaşadığım rutinler içinde takıldı gözüme, sıradandık ikimizde.Bir hafta boyunca ben anlattım o dinledi. Bu derse istemeyerek geldiği de belliydi… Son gün kuş uçuşu geçip gitti gözümün önünden bir daha onu hiç göremeyecekmişim gibi hissettim. Tesadüf işte …


Belki onun aklından bile geçmiyorum umrunda bile değilim. Belki bu yazıyı okumayacak bile belki bu yazıdan hiç haberi olmayacak ama olsun onu yazmakta güzel…
Onu bir daha görürmüyüm yine bi kahve içermiyiz uzaktanda olsa onu seyredebilir miyim bakışları bir kez daha gözlerime değer mi bilmiyorum. Çok soru kafamda.
Benim üzülmemi istemiyor ama ben zaten üzülmüyorum onu düşünmek istiyorum. Böyle gözlerine bakmak istiyorum. Bazen kızıyor bana kızınca daha bi tatlı sevimli oluyor.
Rüyama girdiğinden beri aklıma takılıyor. Son görüşümden beri kafamı meşgul ediyor.
Bazen onu düşünürken istemsiz kasılıyor yanaklarım kimsenin anlamadığı bi tebessüm uyanıyor yaşanmış güzel bir eski anıyı arı uçuşu gözümün önünden geçirircesine.
En kötü yönü ne biliyor musun şiir sevmiyor.
Belki bi gün Nazımdan bi şiir okurum ona.
Belki bigün alışır şiirin tadına…


Vilsın işte böyle dostum. Söyleme bak bunu kimseye içimi açtım ben sana.
Vilsın son bir şey daha var. Gözlerine tekrar bakabilseydim ona şunu derdim.
Seni özlemek senden güzel...
Şimdi kalkalım dostum bu simitçiden akşam oluyor.
Bu çayda onunla içtiğim çaya benzemiyor.

Yorumlar

Yorum Gönder