Gökkubbenin Işıkları

Yine bir yolculukta kara trenlerle yarışıyorum yanağımı dayadığım bir otobüs camının garantisinde…
 Samsun’u geçince gök kubbenin ışıkları görünüyor….  
Bu gece kendi katında üzgündü Kâinatın Efendisi. Oturmuş dev aynasının karşısına elindeki taşlarla oynuyordu…
Firavun un torunları yine zulmün peşindeydi…
Şeytan, zulmün bayrağını dikmişti yerküreye…
 “Bıktım” diye mırıldandı Kainatın Efendisi, “… yoruldum asırlardır aynı filmi görmekten! Bilseniz kaç nesilde böyle kaç savaş, kaç yangın izledim ben”. Kederle avucunda çevirdiği taşları, yerküreye doğru attı.
Taşlar, karanlıkta alevli ışıklar saçarak süzüldü aşağı.Aşağıda umutla pencerelere üşüştü biçare Ademoğulları…
Kainatın ışıkla dansı başlamıştı. Bu ışıltılı “yıldız yağmuru”na türlü çeşit manalar vehmettiler.Toprağa yan yana uzanıp gözlerini gökyüzüne diktiler ve kayan her yıldız için ayrı dilek tuttular: “Sevdiğime kavuşayım” dedi biri, “Yoksulluktan kurtulayım” diye yalvardı öteki… Gökyüzünün “taş yağmuru”nu, yeryüzü “dilek yağmuru” ile yanıtladı sanki: “Acı çekmeyeyim”, “Yalnız kalmayayım”, “Mutsuz olmayayım”…
 Acı acı güldü Kâinatın Efendisi yukarıda…
”Ah kullarım” dedi;
“Buradan ne kadar da zavallı görünüyorsunuz Göktaşları,gözyaşlarını dindirir mi sanıyorsunuz. Bu mu onca asırda yaratabildiğiniz uygarlık? Yağanın taş olduğunu biliyor, ama hala o taşlardan medet umuyorsunuz. Derdinizin devasını onlarda arıyorsunuz.
Oysa attığım taşlardan duvarlar ören sizsiniz. Birbirinin önüne setler çeken siz. Alçakgönüllülük istedim sizlerden; gönülsüz davrandınız, geriye kala kala sadece alçaklık kaldı”.
“Ah zavallı ümmetim” diye dertlendi Kainatın Efendisi;
“Yıldızlara baktığınız kadar, birbirlerinize baksanız çok daha mutlu olacaksınız.
Benimle konuştuğunuz kadar birbirlerinizle konuşsanız, hiç de böyle yalnız  kalmayacaksınız…  Sonra efkarla dev aynasına çevirdi yüzünü… 
Yalnızlığını savmak için onunla dertleşmeye başladı:
“Onca kalabalıkta kendilerini yalnız sanıyorlar. Asıl ebedi yalnızlığa mahkum olan benim, bilmiyorlar”diye iç geçirdi. Aynada kendini süzdü uzun uzadıya…
Aşağıya baktı. Yeryüzünde çaresiz gözbebeklerinden uçsuz bucaksız bir samanyolu vardı. Milyonlarca çift göz, yalnızlığından kurtulmak için umutla kendisine çevrilmiş bakıyordu…
Söndü gökkubbenin ışıkları…
Sabah oldu…
Günaydın

Yorumlar

Bunlarda İlginizi Çekebilir.

Kafam Artık Rahat

Yasama Yürütme Yargı