Otel Odası

Her sabah alacele kahvaltıya inip takım elbise ile otelden çıkmak zorunda kalmak, otelin, uçağın, şirket tarafından karşılandığı, atacağınız adımın para karşılığında satın alınmış acı gerçeğidir iş seyahatleri…

 **

 Lefkoşe’de Golden Tulip otelin 8.kat 809 nolu odasındayım. Açtım pencereyi çıkardım gravatı giydim yalnızlığımı, pencereden giren rüzgarla yaslı pelerinler gibi savrulan perdeyi çektim kenara,pencerenin önüne uzattım ayaklarımı. Güneş göz hizamda.
Lefkoşe otoyolundaki arabalar ufka doğru ilerleyip gözden kayboluyorlar. Penceremin etrafındaki güversinler kayboldu akşam olmak üzere.
Bilgisayarımı aldım kucağıma gazeteleri, köşe yazarlarını okurken ‘’Zeki MÜREN ölmedi’’ yazan bir linke tıkladım yanlışlıkla. Eski 45’lik şarkıları çalmaya başladı.
Evet ölmemişti, az sonra batmak üzere olan güneşe inat, Türk sanat müziğinin batmayan güneşi. İlk defa dinledim, ayağında kundurayı Müren’den. Tatlıses’ten çok daha iyi söylüyordu. Belki de benim Türk sanat müziğini arabekse tercit etmemdendir.
Birleştirdim ellerimi ensemde Zeki Müren dinlioyrum…

 **

 Kullanılmış bir yalnızlıktır otel odaları, sizden sonra başkasına devredilir tanıdık ama farklı duygularla. Otel odası ne kadar konforlu ve lüks olursa olsun, insanların günlük rutinlerinin eşyaya dönüşmüş halleridir. Kendi hayat muhasebeni yapabileceğin yalnızlıktır. 
Kendinden başka her şeyin yabancı olduğu bir şehre tepeden bakıp kendi iç sesinle başbaşa kalmaktır. Bu kadar yalnız olan başka oda olmamıştır heralde her şeyin tek kişilik ve tek kullanımlık olmasındandır. Sizden önce de çok hayata tanıklık etmiştir. Ünlüler arasında otel odasında intihar etmek modadır. Bir zamanların sahneleri titreten sanatçıları, okuyanı kendi dünyasına çeken dünyaca ünlü edebi şahsiyetlerinin sabah temizlik görevlisine bıraktığı süprizdir. En güzelini Wil Smith Yedi Yaşam filminde sergilemiştir. Sultan Ahmet ve Çemberlitaş civarındaki butik oteller bu final için iyi bir sahnedir. Bu odayı en iyi tarif eden Necip Fazıl’dır:
Bir merhamettir yanan daracık odaların,
İsli lambalarında, isli lambalarında.
Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış,
Küflü aynalarında, küflü aynalarında.
Atılan elbiseler, boğazlanmış bir adam,
Kırık masalarında, kırık masalarında.
Bir sırrı sürüklüyor terlikler tıpır tıpır,
İzbe sofralarında, izbe sofralarında.
Çivi yaralarında, çivi yaralarında.
Duyuluyor zamanın tahtayı kemirdiği Tavan aralarında,
tavan aralarında.
Ağlayın, aşinasız, sessiz can verenlere,
Otel odalarında, otel odalarında.

Yorumlar

Bunlarda İlginizi Çekebilir.

Kafam Artık Rahat

Yasama Yürütme Yargı