Umut Vakti

Hayat, sancılarla olgunlaştırıyor insanı…Zamanla, çekilen acıların bilgeliği,çekip alıyor gözümüzdeki mili…
Daha üç ay evvel, mutluluk diyarına doğru yelken aldığını düşündüğümüz o emektar geminin gürültüyle batmakta olduğunu görüyoruz şimdi…
Halbuki üç ay evvel ki sevinç dalgaları gibi, bugün ki kasvet fırtınası da aldatıcı…
Asıl Gerçek ortada gemi batmak üzere, batmamak içinde tamir edilmek zorunda.Bu gerçeği görebilmek,maziyle yüzleşebilmek,sahip olduklarımızın kıymetini bilmek için bugün ki acıları çekmemiz gerekiyordu. Zamanla o acıların verdiği olgunlukla çekip alacağız gözümüzdeki mili…
Göreceğiz ki çare, taburlar halinde suya atlamak değil, gemiyi tamir etmektir. Umutsuzluk her yanı kuşattığında umudun vakti gelmiştir…
Bu durumu en iyi Nitzsche anlatıyor.
''Sefahat, duraklamak ve geriye bakmamak eğilimindedir. Oysa acı, hep nedenleri sorar, insan ağrılarla incelir.Sürekli kurcalayan,törpüleyen acı,ruhun toğrağını alt üst eder.Yeni düşünce meyveleri için gerekli havalandırmayı sağlıyan da bu altüst oluştur.''
***
Acılarla yaşamayacaksınız ya hep, yıkık, mağrur, harap bir sahilden, çiçek açmış bir kiraz ağacının hayaliyle, kekik kokulu  nisan sabahlarına  demir alıcak gönlünüzün limanındaki gemiler. Aradığınız yüzülmemiş denizler, keşfedilmemiş sevdalar,yazılmamış satırlar olcak… Yüzmenin,sevmenin,yazmanın heyecanıyla coşacaksınız…

Keşke kalemim yaralarınıza ümidin merhemini sürebilse, kelimelerim dağıtabilse bezginliğinizi, şu birkaç satır dertlerinizden azat edebilse sizi…

Yorumlar

Tüm Hakları Saklıdır. © Yazokusun