Candan' Umudu Minik Avuçlarının içinde

Bir ara göz göze geldik Candan' la ne kadar güzel bakıyordu.
Gülümsedi. 
Ben de ona gülümsedim. 
Öğrendim ki; Doğumdan iki ay sonra yakalanmış bu hastalığa, aman Allah'ım Candan hastalığından dolayı göremiyormuş. 
Annesinin söylediği sevgi sözcüklerine gülüyormuş. 

Otel odasında kendimi yalnız ve boğulmuş hissettiğim zamanlar lobiye iner otururum. Bu akşam istemeden kulak misafiri oldum Candan'ın hikayesine. İnsan daha iyi empati kurabiliyormuş anne baba olunca. Candan benim kızımla aynı yaşta. Oturduğum yerde boğulup daraldım. Boğazım düğüm düğüm içime ağladım. Bir anne babanın çaresizliğine, bir evladın yavaş yavaş eriyip gitmesine şahit oldum. Sağımda karşı koltukta bir aile oturuyordu. Çocuk önce uyuyor zannettim annesinin kucağında daha dikkatli bakınca uyumadığını gözlerini kırpmadan baktığını ve yüzündeki solgunluğu farkettim. Aman Allah'ım küçücük bir beden taşıyamayacağı kadar ağır bir yükün altında eziliyordu. Sessiz sedasız oturan alienin yanına bir anne oğul geldi. Aralarında geçen sohbetten gelen kadının, hastası olan insanlara yardım çağrısında bulunduğu ve takipçi sayısı oldukça yüksek olan bir facebook sayfası olduğunu öğrendim. Sohbetlerine kulak verdikçe toplum olarak ne kadar içler acısı bir durumda olduğumuzu gördüm. Babanın yüzünde çaresizlik annenin yüreğinde bi umut oturdular kadının yanına canlı yayın yaptılar. Sohbetlerini dinledikçe medyanın halden bilmez acınası haline birinci kulaktan şahit oldum. Bir kaç haber kanalını arayıp haber yapmasını istemişler. Durumun ciddiyetini, aslında bu hastalığın tedavisi olduğunu ihtiyaç olan tek şeyin topluma seslerini duyurmak ve bir yadım elinin uzatılmasını istemişler. Kanalların verdiği cevap ise;"videosunu çekin gönderin"... Biraz empati kurabilseler keşke. Çocuğunun tırnağına çöp battığında ilk kendi kanları akan güç sahipleri, bir de Candan'ın babasının yerine koyabilseler kendilerini.
Bir pizzaya tüküren pizzacı kadar haber değeri taşımamışlar. Elinde avucunda hiç bir şeyi olmayan bir anne baba çocukları için umut peşinde koşarken, medyadan hiç bir destek alamadıkları için, facebook sayfası olan bir kadına sığınmışlar. Bu kadar acınası bir haldeyiz işte. Toplum olarak değerlerimizi yitirmiş, hiç kimsenin çaresizliğine kulak vermez hale gelmişiz...
Keşke gücüm olsa; Candan'ı koysam bir leyleğin kanadına devası nerede ise uçursam oraya. Devasını bulup gözlerini açtığında gülümseyerek baksa hayata...
Yüreğim sızlayarak çıktım odaya.
Candan'ın umudu, sağ elini tüm canıyla yumruk yaptığı minik avuçlarının içinde.
Candan'a can olun. Minik elleri iki yana düşüp açılmadan önce.
Sesi çok çıkan varsa ses. Gücü yeten varsa destek olun.
Elimden gelen bu benim.  
Candan'ın umudunu bu küçük kağıttan gemiye yükleyip bırakıyorum küçük bir akarsuya. 
Yardım edin. Suya bir damlada siz katın. Kağıt erimeden Candan'ı denize ulaştırın...


Yorumlar