Teşekkürler Öğretmenim

Yoğun ve yorgun geçen  bir haftanın ardından dönüş yolundayız. Adaya lodos hakim ara sokaklardan havaalanı yoluna çıkıyoruz. Önümüzde lodos, arkamızda arabanın rüzgarı, kimini ters çevirip kimini havalandırıyor ölü yaprakların. Pencereden içeri giren iyotun kokusu, radyo vatanda çalan sanat müziğiyle nahoş eyliyor ruhumuzu.
Ağlar gezerim sahili, sanki benimlesin / Ayda yüzün, geceyi öpen sularda sesin / Bilmek istemem şimdi, nerede, nasıl, kiminlesin (...)
Yüksek dağların tepesinden su gibi taşarak gelen lodos, kıvrılan yollarda pencereden girip yüzümüzü okşayarak yolcu ediyor bizi. Ayrılık vakti.
2013 yılından beri gelip gidiyorum bu adaya çok nadir rotarsız yaptığımız uçuş sayısı, hem bizim kültürümüzde kuraldır: otobüs yolcuyu değil yolcu otobüsü bekler. Nasıl isyan edeceksin sisteme, “ bak tek bekleyen sen değilsin” diyen iç sesine boyun eğip bekliyorum sessizce…
Bu yolculuktaki yol arkadaşım teşekkür ederim.

***
Ercan havaalanındayım. Çekildim bir kenara bekliyorum. Arada bir duyduğum anons sesleri dışında ortamda otobüs ve metro sessizliği hakim. Kıbrıs’ın türkçesi bazen google translate gibi ama genel olarak iyi kısa ve öz konuşuyorlar.
“tamamsın” tamam…
Zaman duruyor bekleme saatlerinde, bir uçak inip bir uçak kalkıyor. Kimi hasrete kimi vuslata yol alıyor. Bir cam kenarında yalnızım.
Ve bugün öğretmenler günü, hayatımda edindiğim en büyük tecrübelerden birini paylaşayım…


***


Sene 90’ların sonu liseye yeni başlamışım. Daha alışmaya çalışıyorum. Bir arkadaşım üst sınıfta okuyor tahta rüzgar alıyor. Gerçek, halen alıyorda.
Bu arkadaş başka bir lisede okuyor. Ortaokuldan gelme takıldığı bir kız var bizim okulda kız da üst sınıfta okuyor. Okul açılalı daha bir ay ancak oldu. Bir öğle arası okul bahçesinde bir ağaç gölgesinde yeni edebiyat kitabı var elimde kurcalıyorum. Uzaktan biri el sallıyor, sağ elimle şakağımda güneşi saklayıp baktım arkadaş:”gel gel diyor”. Çıktım gittim yanına ayaküstü hoş muhabbet, “nasılsın” iyiyim. Derdi hal hatır sormak değil belli bökelek tutmuş damızlık tosun gibi kıvranıyor. Söyle dedim derdin ne?
Cebinden kahverengi bir zarf çıkarttı zarfın kapağına mum eritip başparmağını basmış erkek; vay anasını adamdaki gizeme bak… Bu ne dedim ?
“Bunu falanca kıza ver” dedi. Önce kabul etmesemde çocukluktan biliriz birbirimizi aldım zarfı koydum kitabın arasına dağıldık farklı yönlere. Uzaktan takip ediliyormuşuz haberim yok. Nöbetçi öğretmen okulun ikinci katında sotede bir pencereden, kızın platonik aşığıda bir ağacın arkasından. Aldım mektubu yanaştım kızın yanına elindeki kitabı aldım kimseye çaktırmadan benim kitabın arasındaki mektubu onun kitabın arasına koyup kaçtım yanından. İnanır mısınız daha okulun köşeyi dönmeden iki kişi girdi koluma, beni okulun arkasına götürüyorlar. Ayaklarım yere ya değiyor ya değmiyor öyle zıplayarak gidiyorum.  Okulun arkasında yeşil alan var beni aldılar götürdüler oraya.
Vay efendim sen bu mektubu kıza niye verdin. Biri ceketi çıkarıp kolları sıvıyor, biri ceketin kollarını dirseklerine tutturmaya çalışıyor. Dedim ortam yeşil siteril ama bunlar beni iyi dövücek. Derdimi anlatmaya çalışırken bir tanesi arkadan enseme vurdu.” Kim lan bu” deyip tam arkama döndüm, bana vuranda benim üstüme düştü. Nöbetçi öğretmen, beni kolumdan tutup çekti arkasına anında kaçtı diğerleri. Yakamı paçamı düzeltip durumu izah edecektim. Hocam deyip söze girdim. Kulağımdan öyle bir tuttu, yine zıplayarak aynı yolu geri dönüyorum.
Sadece şunu dedi: “bir daha kimseye alet olma”…

Lisede ilk dersimi o gün Samsun’lu bir hocamdan aldım.
Yirmi yıl geçti kulağımda küpe gibi duruyor…
Bazen büyük bir parayla küçük bir tecrübeyi, bazen küçük bir acıyla büyük bir tecrübeyi satın alırsınız…
Şimdi bu üç arkadaşda listemde mevcut üçüde evli.
Bu yazı bu üç arkadaşın yorumuna kapalı onlar kendini biliyorlar:-) :-) :-)
Sarj azaldı uçak perona yanaştı. Zaman olsaydı konuyu biraz daha açar sizi olayın kahramanları yapardım...
Tüm idealist öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım...
Bir başka hikayede görüşmek üzere.



Esen kalın...

Yorumlar

  1. okuduğum seri biter bitmez okumayı düşünüyorum.
    bir de ölüm olmasa ne olurdu diye de düşünüyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hangi seriyi okuyorsunuz. Onu bitirince neyi okuyacaksınız. Bir de"bir de ölüm olmasa ne olurdu diye de düşünüyorum:)" sahi ne olurdu ölüm olmasa güzel bir konu başlıkla ilgili fikriniz olursa iletişim formundan iletişime geçebilirisniz. Tşkler...

      Sil
  2. Ben Dan Brown kitaplarını okumaktaydım. Sonrasında ise;Çirkinin Aşığı'na başlamayı düşünmüştüm.Henüz almadım :(...Ölüm olmasa ne olurdu ile ilgili başlığı da yazara bırakmayı tercih ederim :) Kolay gelsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu yazar değil mi ? Dan Borwn, kitaplarını okurken bir de ansiklopedi ya da sözlük sözlük gereken yazar. :)

      Sil
    2. Tam da o..:)Okumanın biraz da uzun sürmesi ondan. Ama değer...

      Sil
    3. Hımmm ben sevmem öyle sıkıcı kitapları ama "ölüm olmasaydı nolurdu" bunu yazıcam... Abone olursanız otomatik gelcektir başklılar size tşk ederim...

      Sil
    4. Yazınızı merakla bekliyorum...

      Sil
    5. yeni yazı ?

      Sil
    6. Merhaba bu ara sürekli artan iş yükümden dolayı yeni gördüm yorumlarınızı ama yakında yeni yazılarla buluşmaya devam

      Sil
  3. yazmakla ilgili sıkıntılar var :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hafta başlıyorum abone olursanız daha hızlı bilgi mesajı gelecektir. Yazılarla buluşmaya devam :)))

      Sil
  4. peki o zaman :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder