10 Kasım

Siyah dumanı boğazın gri sisine karışarak limandan uzaklaşan yarı ahşap bir vapurun izbe bir köşesinden İstanbul’u seyrediyordu. Yavaş yavaş boğazın serin akıntıları içinde ilerleyen vapurun güvertesine çıktı. Tan yeri henüz ağrıyordu. İstanbu’un eşşiz sülieti, minareler bulutlara değecek şekilde  ufuk çizgisinde kalmıştı. Siyah kalpağını kafasına takıp paltosunun ön düğmelerini açtı, cebinden çıkardığı sarma cigaradan yakıp başparmağını hırkasının saat cebine koydu. Vapurun pervanesinden çıkan dalga izi uzaklaştıkça suya serilmiş beyaz bir ip gibi görünüyordu.Başını kaldırıp ufka baktı derin bir nefes çekip üfledi cigarsından, ağzından çıkan buhar ve duman boğazın sisine karışıp kaybolurken: gidecekler dedi gidecekler.
“Geldikleri gibi gidecekler”...
Ve yıkarak geldikleri yeri yakarak gittiler...
Bugün işgalciler gideli 94 yıl oldu.
Sen gideli 76 yıl.
76 yılda 76 ayrı kuşak yetişti, 72 ayrı millet barındı bu topraklarda.
Hiçbiri unutmadı seni çünkü iz bırakanlar unutulmuyor buralarda.
Bugün kızımı alıp parka gidebiliyorsam, geçmişte bir yerde;
yine senin ve sana inanıp peşine düşerek can veren atalarımın sayesinde...
İsmini sığdıracak kadar büyük bir mücevher taşımız olmasada,
seni kalpten kalbe taşıyan bir aklımız var…
Nur içinde uyu, senin Türk milletinin onurunu koruyup yücelttiğin gibi, gelecek nesillerde senin onurunu koruyacaktır…

Çünkü büyük ölülere mateme gerekmez fikirlerine bağlılık gerekir…

Yorumlar

  1. ������

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. pek anlaşılır bir mesaj olmamış gibi ama sorularınız var ise cevaplayabilirim. :)

      Sil

Yorum Gönder

Tüm Hakları Saklıdır. © Yazokusun