Yaz Geçti

Yaz geçti ve biz hala yorgunuz.
Dünyanın kasveti üstümüze çökmüşçesine bir değirmen taşının altında vücudumuz...
Ne ışıltılı pastırma yazı, ne ılık güz rüzgarı dağıtıyor kaygımızı...
Geceler uykusuz, günler coşkusuz...
Manşetler üstümüze yürüyor sanki; uçaklar beynimize iniyor.
Her sokakta öbek öbek yılgınlık balyaları... yüreğimizde isimsiz korku dalgaları... Ekim kapıya dayandı.
Önce kirazlarımız tatsızlaştı, sonra günlerimiz...
Yaz geçti.
Ve hala yorgunuz...
* * *
Dokuz altı saatleriyle çevrili kapitalizmin içinde, bir dirhem ferahlık için vakit öldürenlere ümit meyveleri sunmak isterdim.
Umutsuz mesajlar yağdırıp benden bir umut kırıntısı bekleyenlerin koluna girip "Merak etmeyin. Her şey yoluna girecek" demek isterdim.
"Her şey yoluna girecek..."
Bir yazı daha geçti ömrümüzün...
Ve galiba ömrümüzün en güzel yazı değildi.
Kumsalda kumdan yaptığımız kaleler denize karıştı birer birer...
Yeni binyılın, eskisinin kanından barış gülleri derleyeceği vaadi, savaş naraları arasında yitip gitti.
Yaz bitti.
Yerkürenin ateşini söndürecek, yobazlık çığlıklarını dindirecek, barbarlık yerine uygarlık vaat edecek sıkı bir yağmurun vaktidir şimdi...
Böyle yılgınlık nöbetlerinde benim daimi tesellim bir tabiat kanunundadır:
"Merak etmeyin!
Her gece, iki gündüz arasındadır".




Yorumlar