Kamp Ateşi

Son yazımı kendimden başka herşeyin yabancı olduğu bir şehirden yazmıştım. Bu haftasonu her karışını adımdan iyi bildiğim topraklarda memlektimin yaylasından yazıyorum. Dört nala soluksuz koşturduğum bir haftanın sonunda yemyeşil bir yaylada, ıssız tenha bir ormanda, tek odalı bir yayla keliğinde konakladım. Tenha bir ormanda zamnın dinginlerine asılıp durakladım.Uzandım yaşlı bir ağacın parçalı bulutlu gölgesine.Sarı çam ormanları,iğneyapraklarıyla dev bir korodan uğultulu şarkılar fısıldadı kulağıma; tepelerden kekik kokusu taşıdı burnuma… Çocukluğum bu yaylalarda geçti benim. Kurbağalı göllerde yüzer, çam kabuklarından gemiler yapar, su üstünde taş yüzdürürdük. Kah kırmızı dağ böğürtlenlenlerinden tadar, kah fırtınadan devrilmiş ağaç gövdelerine dalar, uçsuz bucaksız bir çam ormanının çamurlu patikalarında koşar, uçurum kenarındaki ağaçlara salıncak kurar sallanırdık…
***
Bir traktörün sırtında saçlarımızı yele verip yılan gibi kıvrılan dağ yollarından geçip çıktık yaylaya. Seyircisi olduğumuz saçma sapan tv eğlenceleri yoktu.Gece sakin,ve huzurluydu. Ellerimize tutuşturduğumuz çıralarla bulduk yolumuzu, neşeli bir ateş böceği ordusu gibiydik…

Hem seyrine doyulmaz hem yanına yaklaşılmaz bir dilber hararetiyle gürüldedi kamp ateşi; alevden saçlarını geceye savurdukça, ışık damlaları gibi mehtaba koştu kıvılcımlar; eski anıla gibi uzaklaşıp kayboldular…
Eski şarkılar söyledik bir ağızdan yeni bir heyecanla. Sonra  Zeki Müren daldı yine yeşil ördek gibi göllere. Alevin sıcağı,chivas regalinkine karıştı; bir haftadır somurtan hayat o gece bizimle barıştı…
***

Binbir diyar dolaşıp aradığı huzuru evinin bahçesinde bulan gezginin öyküsündeki gibi, peşinden koştuğumuz huzur hiç de o kadar uzak ve pahalı değildi.Kaf dağının ardında sandığımızı bir yayla evinde bulduk.Kamp ateşinin karşısında yüzümüze vuran sıcakta,sırtımıza yağan çiğde, bir orman buluşmasının neşesinde, yalansız bir dost meclisinin sohbetinde bulduk…
***
Öylesine bir hafta sonu işte, gösterişssiz yalın ve sade, Yoğun geçmiş bir haftanın sonunda, omuzumudaki keder çiğ yağıp gitti.Gemlenen zaman soluklandı bir ormanda yaşlı bir ağacın gölgesinde… Sonra söndü kamp ateşi güzel bir uykuya gömüldü dost mecisi…
Bu organizasyonu yapan abime, mangalı, saç tavayı, sucuklu yumurtayı birbirinden güzel yapan mesai arkadaşı Erkan beye, bize katılan ACİL servis ekip arkadaşlarına, ve koca Yavuz’a teşekkür ederim.

Yorumlar