Bir Hastane Klasiği

Çenesi düşüklerin çenesini tuttuğu hatta eliyle tuttuğu Topraklık diş hastanesindeyim. Zamana karşı yarışan Ademoğlu kendi yaptığı sistemin kölesi olmuş durumda çünkü sabah 8:45 ten beri sistem çalışmıyor…
– Ama bir sor niye çalışmıyor ?
Kimsenin suçu yok. SGK Medula sistemini getirdiği günden beri bu aksaklıklar arada bir oluyor.Yani suçlu yine sistemin (Alternatif üretmeyen yonetimin) kendisi.
Altı sene hastanede çalışmış biri olarak; bir zamanlar bu sistemin çalışmadığı zamanlarda elimde çay ile oturup bekleyen ben, şimdi zaman ayarlı bomba gibi bekliyorum. Yani kendimde zamana karşı yarışıyorum.
-Peki kim mağdur ?
Başhekimi gördüm, odasına girerken güvenlik peşinde çantasını taşıyor, bir güvenlikte kapısında nöbetçi, şikayet için gelen hastaları, hasta haklarına yonlendiriyor. Tek çaycı kapısından geçebiliyor.
Doktorlar, hepsinin elinde cam kupada çay bahçedeler. Onların işi bu sistem yoksa iş de yok.
Sekreterler aynı soruya 200 kez aynı cevabı bıkmadan veriyorlar. Hakkını yememek lazım onlar mağdur hem de emekçiler.

Asıl mağdur ise yine halk…
Güz mevsimi gibi fişırdaya hışırdaya oturuyorlar klimaya gerenk yok…
Eğer bir hastane köşesinde tek başınıza oturuyorsanız iç sesinizin en çok konuştuğu anlarda, bir de hava bozuksa sulusepken bir hatıralar ve olaylar zincirini geçiriverir gözünüzün önünden.

Hem de ortada suçlu yok neye kızıpta kendimi üzeyim. Ben aslında hayata kızıyorum…  Suç suya atılan taş gibi halkalar halinde etrafa yayılırken sustuğumuz için bu suç hepimizin.
Bu sistem ilk hatasını verdiğinde yöneticilere çözüm ürettirmeyen halklar şimdi bu sistemin kölesi olmaya mahkumdurlar.
Havası ve sistemi bozuk bir Başkent sabahından
Günaydın.

Yorumlar