Çiğdem Tabloları

Nerden biliyordu acaba, bir çiçeğin bir tabloda bu kadar güzel duracağını.
Yoksa servisin dekerasyonunu yapan kişi de benim gibi çok mu seviyor bu çiçeği. Bilmiyorum…
KVC servisinin koridoru hasta odalarının hepsinde sarı çiğdem tabloları var.
Çocukluğumun çiçeği asılmış duvarlara.

Baharın ilk çiçeklerindendir sarı çiğdem, kardelenden sonra yelkovandan menekşeden önce açar. Kar altından yavaşça kaldırır başını, altın sarısı rengiyle baharı müjdeler. Bolluk bereket çıkar, üstü açılınca topraktan ve çiğdemler açtığında ceylan suya iner.
Niye Nisan koydum sanıyorsunuz kızımın adını.
Ağılda kuzu doğsa ırmakta otu biter…

***

Yine aynı yüzü eskimiş refakatçi koltuğunda bu kez yatıyorum. Devanin peşinde devasa bir koğuş zorda olsa daldı uykuya, nabız tutanakcıları arada bir sayıma geliyorlar.
Kapatamadığım televizyondan yayılan mavi ışık aydınlatıyor odayı ve dışarda ılık bir rüzgar okşuyor içimdeki isyanı.
Sonra basucumdaki tabloya bakıp, oraya gidelim diyor içimdeki çocuk oraya.
Gidelim diyorum gidelim. Hele bir bahar gelsin, toprak uyansında.
Ve uykusuzluk sanki tüm şehir terkedilmiş gibi…

Yorumlar