Ostim Felekati

Hayat, bazen öyle tercihler daya­tır ki insana, “ölümlerden ölüm beğenmeye” zorlanıyorunuz.
Sanki Azrail, sıkıntıdan yazı tura oynuyor bir mezarlığın giriş kapı­sında…
Felaket bölgesin­de insanı; yıkılmış bina­lar, enkaz altında sıkışıp kalmış insanlar ka­dar, belki onlardan çok ürperten görün­tü, bu türden hayati kararlar arasında sı­kışıp kalmış yaralılar ve yakınları…
Bin an düşünün:
Ak saçlı bir adama, felaketten hemen sonra ACİL serviste çocuğunun yaşadığı müjdeleniyor.
Bu iyi haber…
Yorgun gözleri parıldıyor yaş­lı adamın…
Ama birkaç saat sonra kötü haber ulaşıyor,
Dr.önce tıbbi açıklamasını ve ardından “elimizden geleni yaptık’’ diyerek vijadını rahatlıyor.
Hastaneye yetişemeyenlerde var.
Enkaz altındakiler öyle bir yere sıkışmışlar ki, kurtarma ekipleri bir tünel açmaya kalksa, göçüğün cana kıyma riski büyük…
Bekleseler, yaşam şansı her geçen saat biraz daha azalı­yor.
Ve soruyorlar kadına:
“Çöküntü riskini göze alıp kaza­lım mı…”
Bir an bu kararla baş başa kaldı­ğınızı düşünürseniz, bunun nasıl in­safsız bir tercih olduğunu daha ko­lay anlarsınız.
Çocuklarınızın hayatı üzerine karar vereceksiniz.
Söyleyeceğiniz bir kelime ile belki ezilip ölecekler belki çırpınarak can verecekler.
* * *
Bir başka sahne:
Sağ bacağı bir kolonun altı­na sıkışıp kalmış bir delikanlı, yardım bekliyor.
Kurtarma ekibinin ışı­ğını görüp sevinçle bağırı­yor.
Artık kurtuluşa da­kikalar var. Ancak yeti­şen ekip bacağı incele­dikten sonra bir dok­tor çağırıyor. Doktor, enkaza inip delikanlıyı muayene ediyor.
Teşhisi tek kelime:
“Kangren…”
Ve aynı korkunç tercih: “Ya hayatın ya bacağın…”
“Kesmek zorundayız” diyor doktor.
Delikanlı çaresiz boyun eğiyor.
Yeraltındaki ameliyatın tek aleti, kör bir ekmek bıçağı…
Kanlar içindeki genç, sağ baca­ğını enkaz altında bırakıp yarı baygın çıkıyor yukarı…
* * *
Tıp etiğinin yüzyıllardır yanıt aradığı sorular, birkaç dakika içinde yanıtlanmak zorunda burada…
Ve her tercih, bir cana mal oluyor.
Kimi, bacağına karşı hayatını kurtarıyor, kimi torunu için evladını feda ediyor
Seçimler ölümcül…
Doktorların şu hastayı değil, bunu seçmesi, insanın yaşaması ve ölmesi anlamı taşıyor.
Kim bu kararın altına kolayca imza atabilir?
Kim. bir hayat uğruna, diğerini söndürebilir?
Hayat, iki dudağın ucunda felaket bölgesinde… Her karar bir can kurtarabiliyor… Ya da her tercih bir ocak söndürebiliyor.
Tanrı kimseyi böyle bir tercihle baş başa bırakmasın.

Yorumlar