Kızım Olacak

Bir Kızım Olacak
Çok akıllı olmadım hiç.
Yanlış atlara çok paralar yatırdım.
Kulağımdan kar suları eksik olmadı.
Sürüden ayrılan koyunları sevdim hep… Bir de kendi bacağından asılmayanları…
Kendimle yaşadım en büyük kavgalarımı… İçimdeki çocuk tahterevalli oynadı hayatla; ben seyrettim.
Dışardan bakanlar kah öyle bildiler, kah böyle…
Bense yüzülmemiş denizler hayal ettim çoğu zaman… Sahillerine cam şişeler içinde sevda mektupları vuran adalar hayal ettim…
Yanlış sevdalarda oyalandım kimi zaman…
Bir pire için nice yorganlar yaktım…
Sonraları hayat, hep bir ağızdan türküler söylemeyi öğretti bana…   Halaylarda piştim “omuz omuza”…
Ama çabuk aldılar türküleri dilimizden… Unuttuk ezgilerimizi… Savrulduk kara bir yelde.
Gün oldu yanlış zamanlarda, yanlış kapılar çaldım.
Kuşaklar, kentler, sevdalar arasında yoruldum.
Gün geldi… Duruldum…
Zaman sardı yaralarımı, kinlerimi hafızama gömdüm.
Hamdım, oldum…
Sevdayı en umulmadık yerde buldum.
Bir “kurbağa testi”nden çıktı gençliğimin bitiş düdüğü…
İlkyaza doyamadan, orta yaşla tanıştım…
Bir  garip  cihazdan  dinlettiler  kalp atışlarını… Ultrason ekranında yüzünü gördüğümden beri uyku tutmuyor gözlerimi…
Yakıyorum geçmişle köprülerimi…
Çiçekten bir pranga takılıyor ayağıma. Ne kavgalar var gözümde, ne sevdalar… Karımın karnında bir cılız tekmenin sevinciyle sarhoşum…
Uykusuz gecelere gebe ömrüm, biliyorum… Çaresiz çilelere, sebepsiz öfkelere gebe… “Baba olunca anlarsın”lar kapıya dayandı artık.
Hırlının hırsızın kol gezdiği bir vahşi ormana düşüyor küçük kuş… Ben şimdi O’na ne masal anlatsam?.. Kırmızı şapkalı kızları çoktan kurtlar yedi. “Küçük Berber” devlerin tuzağında… Pinokyo burunları yalana doydu. Erdem, pirinç dökerek geldiği yollarda kayboldu. “Cadı Masalları” çağındayız, kötülerin şiirini söylüyor şarkılar. Pamuk Prensesler yok artık…
Ama ürküyorsam namerdim.
Dahası var mı?
Bir kızım olacak beyler.
Zeynep Nisan  koyduk adını.
Kalbim Nisan’da kaldı…
16.06.2014

Yorumlar