Papatya Falı

Nesnesi bir demet papatya olan güzelliklere itâfen;
Kelebeği bilir misin?
Avucunu sıksan ölür, açsan dokunsan uçamaz terazisi hassastır üzerindeki tozun. Üç gündür ömrü, dün, bugün, yarın; üç gün bitmeden ölmez hep gizler duygularını son saatlerde söylermiş sırlarını…
Bir gün sarı ile beyazın ihtiraslı güzelliğine konunca, üç günlük ömrüyle aşık olmuş papatyaya…
Ancak öleceğine saatler kala 'seni seviyorum' der…
Papatya sadece 'bende' diyebilir ve kelebek ölür.
O'na sevdiğini zamanında söyleyemediği için papatya üzüntüsünden hasta olur.
Yapraklarını dökmeye başlar, döktüğü her yaprakta "seni seviyorum" der, sonunda o da ölür.
İşte o günden beri sevdiğini söyleyemeyen herkes, papatyaya sorar?
"seviyor mu? Sevmiyor mu?" diye...
Senin renklerinde ayrı bir ihtiras yaprakların da umutla beklenen; bazen hüsranla elden atılmış bazen sevinçle yaprakları sıkılmış bit umudun falısın…
Sen beyaz tenine sarı harelerle umut ekilmiş bir sevda çiçeğisin…
Sen ufuk çizgisine dayanan çarşaf gibi serilmiş mavilerin yakamozusun…

Yorumlar